FREE RIDER PROBLEMİ: BİR KİŞİ NASIL BÜTÜN EKİBİ YORAR?
- Yasemin Manavbaşı
- 10 Oca
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 11 Oca

Bir ekipte işler yolunda gitmiyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu? Kimse açıkça sorunlu görünmüyor ama motivasyon düşüyor, bağlılık azalıyor, iyi insanlar sessizce geri çekiliyor…
Çoğu lider bu tabloyu “iş yoğunluğu”, “dönemsel yorgunluk” ya da “motivasyon eksikliği” olarak okur. Oysa çoğu zaman mesele çok daha net ama konuşulması zor bir yere dayanır: free rider problemi.
Bu problem yalnızca “çalışmayan bir çalışan” meselesi değildir.Asıl etkisi, çalışan bağlılığını içeriden kemirmesi ve yüksek performanslı insanları yavaş yavaş sistemden koparmasıdır.
Free Rider Kimdir, Gerçekten Ne Yapar?
Free rider için “kaytaran”, “işe yaramaz” ya da “yanlış işe alınmış” biri diyebiliriz. Ekip içindeki boşlukları kullanır ve sorumluluklarını yerine getirmez. Diğer çalışanların yükleri artar ama bunu da umursamaz.Free riding olmak çoğu zaman bilinçli bir stratejidir.
Kişi, kendi katkısının sonucu etkilemeyeceğini düşündüğünde şunu hesaplar:
“Ben yapmasam da sonuç değişmiyor. O halde neden ekstra efor harcayayım?”
Özellikle:
büyük ekiplerde
bireysel katkının ölçülmediği yapılarda
ödül ve primlerin eşit dağıtıldığı sistemlerde
free riding geçerli bir seçenek haline gelir.
Asıl Tehlike: İyi İnsanların Geri Çekilmesi
Ekipte bir kaytaran olması (Free rider varlığı) tek başına nadiren yıkıcıdır.Asıl yıkıcı olan, onun tetiklediği ikinci dalgadır: Adaletsizlik algısı
Yüksek performanslı, sorumluluk sahibi çalışanlar bir noktada şunu fark eder:
“Ben taşıyorum. Başkaları taşımıyor.” Ve bu durum yönetimin umrunda değil.
Ve sonra kritik bir eşik geçilir. Bu sorumluluk bilinci olan, motive ve işe bağlı çalışanlar iyi niyetlerinin sistem tarafından “daha çok iş ve daha az takdir” olarak karşılık bulduğunu farkettikçe işe bağlılıkları düşer.
Daha çok çalışıp daha çok yorulmak anlamını kaybettiğinde sömürülmemek için kendi performanslarını düşürmeye başlarlar.
Bu bir yetkinlik kaybı değildir, bu bir adalet protestosudur.
Liderlerin sıklıkla “motivasyonu düştü” diye tanımladığı şey, çoğu zaman tam olarak budur.
Çalışan Bağlılığı Neden Burada Kırılır?
Çalışan bağlılığı; yan haklarla, ofis tasarımıyla ya da “iyi hissettiren” söylemlerle ayakta kalmaz.Bağlılık, en temelde şu sorunun cevabına dayanır:
“Bu sistem adil mi?”
Free rider yani kaytaran davranışı açıkça ele alınmadığında çalışanlar şunu öğrenir:
Katkı vermek ile vermemek arasında fark yok
Yük taşıyan olmanın bir getirisi yok
Az çalışan kazanır
Bu öğrenme oldukça tehlikeli ve kurumsal kültürü tehdit eden bir hava oluşturur. Durum çalışanların işten birer birer kopmasına sebep olur.
İnsanlar işi bırakmadan çok önce, zihinsel olarak ayrılırlar.
Liderler Neden Yüzleşmekten Kaçar?
Çoğu lider free rider davranışını fark eder.Ama yine de müdahale etmekten kaçınır. Neden?
Çatışmadan kaçınma
“Moral bozulmasın” düşüncesi
Yanlış anlaşılma korkusu
Kendi liderliğinin sorgulanacağı endişesi
Oysa yüzleşmemek, çatışmayı ortadan kaldırmaz.Sadece çatışmayı ekibin içine yayar.
Bir kişiyle yapılmayan zor konuşma, zamanla herkesin omzuna yük olur.
Toksik Olan Kişi Değil, Davranıştır
Burada kritik bir ayrım var, her düşük performans gösteren çalışan toksik değildir.Ama free rider davranışı sürdürüldüğünde ve geri bildirimlere rağmen değişmiyorsa, bu davranış toksik etki üretir.
Çünkü:
Güveni aşındırır
Adalet algısını bozar
İyi insanları sistemden uzaklaştırır
Bu noktada liderliğin görevi “idare etmek” değil, netlik yaratmaktır.
Ne Yapmalı? Kaçınmak Yerine Yüzleşmek
Free rider problemi, motivasyon konuşmalarıyla çözülmez.Çözümün üç temel ayağı vardır:
Katkıyı görünür kılmak
– Kim neyi, ne kadar yapıyor?
– Sonuçlara katkı nasıl ölçülüyor?
Davranışı isimlendirmek
– Kişiyi değil, davranışı konuşmak
– Belirsiz imalar yerine net geri bildirim
Değişim olmazsa sınır koymak
– Sürekli yük olan davranışları tolere etmemek
– Gerekirse yolları ayırmak
Liderler de insandır ve çoğu insan çatışmadan kaçma eğilimindedir. Konfor bozan bir iletişim içinde olmayı kimse istemez. Duygusaş maliyeti olan bir görüşme genelde ertelenir. Ama bu gerekli konuşma yapılmadığında bedeli çok daha ağır olur.
Sonuç: Adalet Sağlanmazsa, Performans Kendini Geri Çeker
Free rider problemini kaytarmaya yatkın bir kişinin kendi problemi olarak görmemek gerekir. Bu problem çözülmezse organizasyonun en değerli insanlarının yavaş yavaş kaybolmasına neden olur.
Liderlik kimi zaman da rahatsız edici gerçeklerle yüzleşmeyi göze almaktır.
Çünkü sürdürülebilir performans, iyi niyetle değil; adil ve net sistemlerle ayakta kalır.
Zor konuşmalar yapmaktan ya da çatışma yaşamaktan çekiniyorsanız bu alanlarla ilgili çalışmalar yapabilir sizi zor konuşmalara birlikte hazırlayabiliriz.
Dayanıklılık geliştirilebilir bir beceridir — doğru çalışıldığında sizi hem korur hem de etkili bir lider yapar.
Executive Resilience yani Dayanıklı Liderlik tam olarak bu noktada devreye giriyor.
Tanışmak ve Executive Resilience Programı’nın liderlik yolculuğunuzda size nasıl destek olabileceğini keşfetmek isterseniz 👉 Tanışma seansımızı buradan planlayabilirsiniz.
Görüşmek üzere
Yasemin
Kaynaklar / Referanslar
Leadership IQ – The Free Rider Problem
Karau, S. J., & Williams, K. D. (1993). Social loafing: A meta-analytic review and theoretical integration. Journal of Personality and Social Psychology.
Kerr, N. L. (1983). Motivation losses in small groups: A social dilemma analysis. Personality and Social Psychology.
Grant, A. M. (2008). Does intrinsic motivation fuel the prosocial fire? Academy of Management Journal.



Yorumlar