Niyetlerimiz ve Zihnimizin İtirazları: Bu Pazar Nasıl Geçsin?
25 Ekim 2026 Pazar Buluşması – Pazar Meditasyonları

Pazar Gününe Nasıl Yaklaşıyoruz?
Pazar günleri bazılarımız için dinlenme, bazılarımız için haftanın eksiklerini tamamlama zamanı. Bazen henüz gün başlamadan zihnimizde yapılacaklar listesi beliriyor. Dinlenmek istiyoruz ama aklımız işlerde kalıyor. Kendimize zaman ayırmak istiyoruz ama bunu bile yapmamız gereken bir görev gibi hissedebiliyoruz.
Peki, güne başlamadan önce kendimize bir soru sorsak?
Bugünü nasıl geçirmek istiyorum?
Belki sakin, belki acele etmeden, belki kendimize daha nazik davranarak… Bazen tek bir kelime bile günün yönünü belirlememize yardımcı olabilir.
Pazar Meditasyonları buluşmamızda bu hafta önce kendimize bir niyet belirledik. Ardından bu niyetin karşısına çıkabilen düşüncelere baktık.
Çünkü çoğu zaman istediğimizi bilmek yetmiyor. İstediğimiz şekilde yaşamamızı zorlaştıran, zihnimizin içinde kendimize tekrar ettiğimiz cümleleri de fark etmemiz gerekiyor.
Zihnimizin İtirazları: Zihnimizdeki Ses Her Zaman Gerçeği mi Söylüyor?
Diyelim ki pazar gününü yavaş ve huzurlu geçirmek istiyorsunuz. Tam bu niyete odaklandığınızda zihniniz itiraz etmeye başlıyor, içinizden bir ses yükseliyor:
“Zaten yetiştirmem gereken çok iş var.”
Belki de dinlenmek istediğinizde kendinize şöyle diyorsunuz:
“Dinlenmeyi hak etmiyorum.”
Ya da yeni bir başlangıç yapmayı düşündüğünüzde şu cümle beliriyor:
“Yine her şeyi erteleyeceğim.”
Bu düşünceler tanıdık geliyor mu?
Bunlar yalnızca birer cümle gibi görünse de onlara inandığımızda nasıl hissettiğimizi ve nasıl davrandığımızı etkileyebilirler. Bir anda omuzlarımız gerilebilir, nefesimiz değişebilir, zihnimiz yapılacak işlerle dolabilir. Başlangıçta kendimize verdiğimiz sözden uzaklaşabiliriz.
Burada önemli olan, bu düşünceleri susturmaya çalışmak değil.
Bir düşüncenin zihnimizden geçmesi, onun mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez.
Düşüncelerimize Biraz Mesafe Koyabilir miyiz?
Bu haftaki meditasyonda, zihnimizdeki düşüncelere meraklı bir dost gibi yaklaşmayı denedik.
Kendimize şu soruları sorduk:
Bu düşünce doğru mu?
Bunun kesinlikle doğru olduğunu bilebilir miyim?
Bu düşünceye inandığımda kendimi nasıl hissediyorum?
Bu düşünce olmasaydı niyetime nasıl yaklaşırdım?
Bu soruların amacı düşüncelerimizi yanlış ilan etmek ya da kendimizi olumlu düşünmeye zorlamak değil. Bazen bir düşünce belirli bir durumda gerçeği yansıtabilir. Ancak onu her durumda geçerli, değişmez bir gerçek gibi kabul ettiğimizde hareket alanımız daralabilir.
Bir düşünceyi fark edebilmek, onunla aramıza küçük bir mesafe koymamızı sağlayabilir. Böylece düşüncemizle otomatik olarak hareket etmek yerine, ona nasıl karşılık vereceğimizi seçmek için kendimize alan açabiliriz.
Meditasyon sırasında bu alanı fark etmek, kendimizi tanıma yolculuğumuzun önemli bir parçası. Meditasyonun belki de en büyük faydası bu olabilir.
Kendimize Nasıl Bir Cevap Verebiliriz?
Zihnimizdeki her düşünceye inanmak zorunda değilsek, ona nasıl karşılık verebiliriz?
Örneğin:
“Zaten yetiştirmem gereken çok iş var.”
Bu cümleyi hemen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, kendimize şöyle diyebiliriz:
“Her şeyi aynı anda tamamlamak zorunda değilim.”
“Yine her şeyi erteleyeceğim.”
Bunun yerine:
“Bugün adım adım ilerleyebilirim.”
“Dinlenmeyi hak etmiyorum.”
Belki de kendimize şu cümleyi hatırlatabiliriz:
“Dinlenmek de bugünün bir parçası olabilir.”
Burada amaç, olumsuz bir düşüncenin yerine mutlaka olumlu bir düşünce koymak değil. Kendimize daha gerçekçi, daha esnek ve daha şefkatli bir seçenek sunabilmek.
Çünkü kendimize nasıl davrandığımız, günümüzü nasıl yaşadığımızı etkiler. Hayat deneyimimizi etkiler.
Niyetimize Yeniden Dönmek
Meditasyonun sonunda başlangıçta belirlediğimiz pazar niyetine geri döndük. Niyetimiz aynı kalmış olabilir ya da zihnimizdeki düşünceleri fark ettikten sonra biraz değişmiş olabilir.
Her iki durum da doğal.
Bu sayede kendimize yüklediğimiz baskıyı biraz azaltmayı hedefledik.
Kendimize şu üç cümleyi hatırlatabiliriz:
Bugün niyetimle birlikte ilerleyebilirim.
Her düşünceme inanmak zorunda değilim.
Kendime nasıl davranacağımı seçebilirim.
Bu Haftanın Sorusu: Zihniniz Size Ne Söylüyor?
Bu hafta kendinize küçük bir alan açın.
Önce sorun: Bugünü veya önümüzdeki haftayı nasıl geçirmek istiyorum?
Ardından bu niyete yaklaşırken zihninizden geçen cümlelere dikkat edin. Belki sizi acele ettiren, belki kendinizi eleştirmenize neden olan, belki de bir şeyi denemekten alıkoyan bir düşünceyle karşılaşacaksınız.
Onu hemen değiştirmek zorunda değilsiniz. Önce fark edin. Sonra kendinize sorun:
Bu düşünceye inanmak yerine kendime daha şefkatli nasıl yaklaşabilirim?
Belki cevap hemen gelmeyecek. Bu da sorun değil. İlk adım sorunun cevabını bulmaktan önce, kendimize farklı bir gözle bakmaya başlamak.
Pazar Meditasyonları buluşmalarında yaptığımız gibi, kendimize biraz zaman ayırabilir, zihnimizi gözlemleyebilir ve iç dünyamızı daha yakından tanımayı deneyebiliriz.
Görüşmek üzere,
Bilgi yetmez, bilgelik 🙏🏻
Yasemin

Yorumlar